Ateş Yakmak, Jack London

... insan her konuda kendinden fazla emin olmamalıydı. S. 9

Beceriksizce ama büyük bir özenle besliyordu ateşi. Çünkü ateş, hayat demekti, sönmemeliydi. S. 16

Sonra hayatında tattığı en rahat, en huzur verici uykuya dalıp gitti. S. 21

Kibritler elini yaksa ne olurdu ki? Yanmış eller, ölü ellerden daha iyiydi. Hatta elsiz kalmak bile ölmekten iyiydi. S. 30

Ve “Asla tek başına yola çıkma!” artık onun için de kuzeyin ana kuralıydı. S. 31

“Hepsinden geriye bu söz kalacak:
Yaşadılar ve attılar zarlarını.
Oyundan çok şey kazanılacak,
Ama yitireceğiz zarların en hasını.”
S. 33

Ardından varoluşun şimdiye kadarki en korkunç trajedisi başladı: emekleyen hasta bir adamla topallayan hasta bir kurt, ıssızlığın ortasında ölmekte olan gövdelerini sürüklüyor ve birbirlerinin canını istiyorlardı. S. 53

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bütün Öyküleri, Virginia Woolf

Bir Gün Daha, Mitch Albom

Bakir İntiharlar, Jeffrey Eugenides

Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi, Mitch Albom

Malafa, Hakan Günday

Yere Düşen Dualar, Sema Kaygusuz

Yaşamak, Yu Hua

Hikâyem Paramparça, Emrah Serbes

Amsterdam'da Düelllo, Ian McEwan

Körlük, José Saramago