Kayıtlar

Temmuz, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaşamak, Yu Hua

Resim
Onunla, tüm benliğimle mutlu olmuş, sonunda neler olacağını bir an bile düşünmemiştim. S. 9
Kendi kendime babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki. S. 15
Erkekler açgözlü kedilere benzer! S. 19
Aslında kazandıklarım hep küçük paralardı, ama kaybedince bir servet kaybediyordum. S. 22
Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar. S. 23
Yürürken ağladım, ağlarken yürüdüm. S. 33
İmparator bir parça kuru ekmek için dilense bile hala imparatordur; paranız olmayabilir, ama siz hala Küçük Bey'siniz. S. 33
O günlerde annem bana sık sık "Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bir şey değildir" derdi. S. 38
Dinlemeye istekli olduğum sürece anlatmaya hevesliydi. S. 41
Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma, ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. S. 42

Körlük, José Saramago

Resim
Zorunluluklar insana mucizeler yarattırır.
Bakabiliyorsan, gör. Görebiliyorsan fark et. S. 8 Kadim bir atasözünün bize bıkıp usanmadan öğrettiği gibi, bizim kör, istavroz çıkaracağım derken gözünü çıkarmıştı. S. 25
Zayıflığımızı belli etmek istemediğimizde "iyiyim" deriz, hatta ölecek durumda olsak bile "iyiyim" deriz. Kabaca buna yiğitliğe bok sürdürmemek denir. Olayları böyle mantıksızca tersine çevirmek yalnızca insan türüne özgüdür. S. 40
Kurbanın kendi celladı üzerinde hiçbir hakkı yoksa adalet yok demektir.
Kendisine saygısı olan bir erkek, karşısına çıkan ilk kişiye özel yaşamını anlatmazdı. S. 104
Körler ülkesinde tek gözlüler kral olur. S. 109
Kitaplardan öğrendiğimiz, daha çok da deneyimlerimizden edindiğimiz bilgilere göre, zevk için ya da zorunlu olduğu için erken kalkan biri, çevresindekilerin horul horul uyumasına öyle pek rahat katlanamaz. S. 111
Önce beslenmeli, sonra örgütlenmeliyiz, bu ikisi yaşamda en önemli şeyler. S. 114
İnsan gibi yaşamıyorsak, en azın…