Yaşamak, Yu Hua


Onunla, tüm benliğimle mutlu olmuş, sonunda neler olacağını bir an bile düşünmemiştim. S. 9

Kendi kendime babamın benden yapmamı istediği şeylerin, onun yapamadığı şeyler olduğunu düşündüm, ama bunu nasıl kabul edebilirdim ki. S. 15

Erkekler açgözlü kedilere benzer! S. 19

Aslında kazandıklarım hep küçük paralardı, ama kaybedince bir servet kaybediyordum. S. 22

Tüm insanlar aynıdır: Kendileri bir başkasının cebinden alırken yüzleri aydınlanır, gülümserler, ama kaybetme sırası onlara geldiğinde yastaymış gibi ağlarlar. S. 23

Yürürken ağladım, ağlarken yürüdüm. S. 33

İmparator bir parça kuru ekmek için dilense bile hala imparatordur; paranız olmayabilir, ama siz hala Küçük Bey'siniz. S. 33

O günlerde annem bana sık sık "Mutlu olduğun sürece fakir olmak utanılacak bir şey değildir" derdi. S. 38

Dinlemeye istekli olduğum sürece anlatmaya hevesliydi. S. 41

Geceleri yatağa uzanır ama uyuyamazdım. Nefret edecek bir sürü şey gelirdi aklıma, ama sonunda yine kendimden nefret ederdim. S. 42

Eskiler der ki: “Fakirlik adamın hırsını köreltir.” S. 44

Birini zor durumdan kurtarabilirsin fakat, yoksulluktan asla! S. 44

Yavaş kanat çırpan kuş erken uçmaya başlamalı. S. 45

Jiazhen varlıklı bir ailenin kızı olarak şehirde doğmuştu. Cildi çok yumuşak ve narindi. Onu bu ağır işleri yaparken görünce içim sızlıyordu. Gidip dinlenmesini söylediğimde, Jiazhen mutlu mutlu tebessüm eder, “Yorulmadım ki!” derdi. Annem sık sık, “İnsan mutlu olduğu sürece, fakirlik utanılacak bir şey değildir,” derdi. S. 52

Öleceğim yerin adını bile bilmiyorum. S. 68

Artık öyle bir noktaya gelmiştik ki, yaşamak ya da ölmek önemli değildi. S. 69

Parada pulda gözüm yok! Her sene sana yeni bir çift ayakkabı dikebildiğim sürece mutlu olacağım. S. 77

Kendi kendime dedim ki: “Yaşamaya devam etmek zorundasın!” S. 77

“Hayat bu; her şey olacağına varırdı.” S. 77

Jiazhen haklıydı. Bütün aile her gün bir arada olduğu sürece, paranın ne önemi vardı? S. 77

Anne yüreği her zaman biraz daha yumuşaktır. S. 80

Ara sıra eliyle gözyaşlarını siliyordu ve ben onun bunu babacığını daha iyi görebilmek için yaptığını biliyordum. S. 82

Tedavi edilemez olması iyi bir şey, yoksa tedavi masrafları için parayı nereden bulabilirdik? S. 106

Hayatımız ne kadar da çabuk geçmişti! S. 106

Kadınların tepesi attı mı söyleyemeyecekleri ya da yapamayacakları şey yoktur. S. 122

... açlık insanları her türlü fenalığa ve ahlaksızlığa itebiliyor. S. 123

İnsanların unutmaması gereken dört kural vardır: Yanlış söz söyleme, yanlış yatakta uyuma, yanlış eşikten girme, elini yanlış cebe atma. S. 143

...sonra geçmişi düşünmeye başladım. Düşündükçe daha çok ağladım. Zaman gerçekten de uçup gidiyordu. S. 145

Kadınlar inatçıdır, bir şeye takınca kimse onları değiştiremez. S. 150

"Ölüler hep dirilmek ister. Sense hâlâ hayattasın ve mücadele ediyorsun, ölemezsin!" Sonra devam ettim. "Hayat sana anne ve babandan bir hediye. Eğer yaşamak istemiyorsan bunu önce onlara sormalısın."
Gözyaşlarını silerken, "Anne ve babam uzun süre önce öldüler," dedi.
"O zaman yaşamak için daha çok sebebin var," dedim. S. 174

İnsan ne kadar șanslı olursa olsun, ölmek istiyorsa hiçbir șey onu yașatamaz. S. 175

Bir söz vardır, yeşil dağlar olduğu sürece yakacak odun için endişelenmeye gerek yoktur. S. 180

Ağlamak istedim ama gözyaşım tükenmişti. S. 182

İnsan hayat boyu ne zorluklarla ve sıkıntılarla karşılaşırsa karşılaşsın, ölüme yaklaşırken kendini teselli edecek bir şeyler buluyordu. Jiazhen da bir yol bulmuştu. Bana defalarca şöyle dedi: “Benim için bu hayat artık bitiyor. Bana karşı çok iyiydin, çok memnunum. Ben de sana iki çocuk doğurdum; sanırım seni mutlu ettiğini söyleyebiliriz. Umarım öteki dünyada da, ömrümü yine seninle geçiririm.” S. 184

Geçmişi düşündüğümde bazen üzülüyorum, bazen de içimi bir huzur kaplıyor. S. 200

Sıradan bir hayat en iyisi. Onunla savaş, bununla mücadele et derken, sonunda hayatından oluyorsun. Mesela ben: zor günler geçirdikçe daha işe yaramaz hale geldim, ama uzun bir hayatım oldu. Sevdiklerim birer birer öldüler, ama ben hala hayattayım. S. 201

Dünya yaptıklarınızın hata olduğunu gösteren en büyük ayna.

Ben o kaybettikten sonra anlarsın dedikleri sevdiklerimin değerini öldüklerinde anladım ve çok geçti.

Her gün yorgunluktan ölene kadar çalışınca, başka şeyler için endişe edecek vaktiniz kalmıyor.



Bu blogdaki popüler yayınlar

Virginia Woolf, Bütün Öyküleri

Malafa, Hakan Günday

Bakir İntiharlar, Jeffrey Eugenides

Bir Gün Daha, Mitch Albom

Zargana, Hakan Günday

Virginia Woolf, Deniz Feneri

Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi, Mitch Albom

Hippi, Paulo Coelho

Yere Düşen Dualar, Sema Kaygusuz

Körlük, José Saramago