Kayıtlar

Eylül, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali

Resim
"... İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu..."
S: 11
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamakta bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz? S: 38
Dünyada bana hiçbir şey bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir. S: 73
Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar, bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim. Bu hal gerçi birçok fırsatları kaçırmama sebep olurdu, fakat fazlasını isteyerek talihimi ürkütmekten her zaman çekinirdim. S: 73
"Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın diğer bir i…

Kumral Ada Mavi Tuna, Buket Uzuner

Resim
“Akıl, aşk ve can! Bu üçü üçgendir. Her derde çare her yaraya merhemdir.” (Mevlana)

“Dışarıda birileri ölürken, hiçbirimizin içi temiz kalamazdı.” (s.17)

“Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim. Bu tıpkı bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak, sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu.” (s.63)
“Zamanın geriye doğru akması huzursuzluğa neden olur.” (Nietzsche)
“Belki de insanoğlu ve insan kızının kırmızı renge olan tutkusu ölüme kafa tutuşun bir simgesi olarak ortaya çıkmıştı. Kanın rengi sarı ya da yeşil olsaydı, tutkunun rengi de kırmızı olmayacaktı belki.” (s.65)
“Yazar, insan denen hayvanların en yalnızıdır.” (Lawrance Durrell)
“Bence sen dünyadan bile güzelsin Ada!” (s.165)
“Bakışlarını kaldır ama bakma bana...” (Ingeborg Bachmann)
“O gözlerini yumunca yeryüzündeki bütün yeşiller, sarı ve kahverengi ışıklar kayboldu. Yeşildeki mavi yüzünden olmalı, maviler de silikleşti.” (s.213)
“Onu ele geçirmek yalnızca güç değildi, aynı zamanda insafsızlıktı, çünkü …