Yayınlar

Haziran, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Metinler, Nilgün Marmara

Resim
Ey tiksinç Aydınlık! Kusuluyor senin için, bil! S. 13

“Dur” diyor, “hangi karşılık sana kucak açar, belli sayı için, sıfırdan kaynaklanan?” S. 21

Azınlık sorusu şudur; Kuraklık ana!
Ben kimim’in arayışı kaç adım gider öz-tanıma? Engin bir su izinde yanıta vardığında, ne kadar bilebiliriz Kimiz’i? S. 23

Biz güven çağına gelmiş olmalıydık, artık! S. 25

Yinelenen bırakılmalarda ararken sesin tınısını el, bir sınırı hatırlıyor, sonsuz! S. 27

Bakışın olanağı kadar izledim sizi, yer karardığında uzanmıştım solgun ışıklar kayrasına. Mutluydum; bu bir cüret! ... Biz buyduk, şimdinin karışmış, evrende birbirine yansıyan bağı sürdüren nesneler dizisi gibi... Evet yıldızlar yalnız ve tek tek beliriyor haritalarında, ... Borçluyuz daha çok yaşamaya! S. 29

Sevinç sözcüğünün neyi, nasıl imlediği bilinemiyor hâlâ! Değerler şenliği uzaklarda sanılıyor, ötede olanda. Tüm anlar köpeksi bir zamana, düşkün bir kımıltısızlığa, aynılığa dönüşüyor, geride kalmanın tiksinç yalnızlığına! S. 31

Biz görmüştük,…

Kitapların İlk Cümleleri -VI

Resim
“Jem, kolu tam dirseğinden fena halde kırıldığında aşağı yukarı on üç yaşındaydı. Kolu iyileşip de bir daha asla futbol oynayamama korkusundan kurtulduğunda ağabeyim, bu sakatlığını neredeyse hiç hatırlamaz olmuştu.” Bülbülü Öldürmek, Harper Lee


“Salzkammergut şehri, 1937 yazının sonlarına doğru bir pazar sabahı güne alışılmadık, şiddetli bir fırtınayla uyandı. Bu fırtına, Franz Huchel’in o güne dek kendi hâlinde akıp giden huzurlu hayatında yaşanacak aynı şekilde ani, sonuçları bakımından ciddi, köklü bir değişimin habercisi gibiydi.”  Tütüncü Çırağı, Robert Seethaler



“Çok Sevgili Baba, Geçenlerde senden neden korktuğumu öne sürdüğümü sormuştun. Fakat her seferinde olduğu gibi, kısmen senden korktuğum için, kısmen de bu korkunun temellerini açıklamak, konuşurken hafızamda bile tutamayacağım kadar fazla detaya girmek anlamına geldiğinden yine sorunu cevapsız bırakmıştım. Şu an yazarak cevap veriyor olsam da yine epey noksan kalacak, çünkü yazarken bile bu korkunun ve sonuçlarının sen…

Günler Aylar Yıllar, Yan Lianke

Resim
Büyük kuraklığın olduğu o yıl, zaman kavrula kavrula küle döndü; gün, yakalamaya çalıştığınızda kor gibi elinize yapışıyordu. Şişe geçirilmiş gibi duran güneş, günler boyunca başınızın üzerinde öyle asılı dururdu. İhtiyar adam sabahtan akşama kadar kendi saçından gelen yanık kokusunu alırdı. S. 7

Sonra, kapının ağzına uzanmış olan kör köpeğin başını okşadı. Hadi gidelim, dedi ihtiyar, ayın battığına inanmazsan yıldızların parladığını da görmezsin, şansımızı başka bir yerde arayalım. S. 29

Kör, diye seslendi ihtiyar, baksana, ay çıkmış, uyu hadi, uyursan açlık hissetmezsin, rüyanı yiyecek gibi görebilirsin. S. 45

Kör, dedi ona, ikimizden biri diğerinden önce ölecek, hayatta kalan öleni buraya gömmeli. Bunları söyledikten sonra köpeğin sırtını okşayıp gözyaşlarını sildi ihtiyar, sonra cebinden bozuk bir para çıkarıp parayı tura yüzü üste gelecek şekilde yere bıraktı, köpeğin sağ patisini alıp paranın üstüne koyduktan sonra, yaşam ve ölümü kader belirler, dedi, şimdi yazı tura atacağım,…

Kızıl, Stefan Zweig

Resim
Pencerenin önüne geldi, yağmurun aralıksız yağdığını gördü. (...), sanki dışarıda bütün dünya derdini milyonlarca gözyaşıyla döküyordu. S. 4

“Günlerce hiçbir şey yaşamıyorum, tanıdık bir yüz görmüyorum; binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin.” S. 44

“Kimse beni benden daha fazla hor göremez.” S. 46

Bir anda yüreğine oturdu, aylardır hemen yanında, aralarındaki duvarın ardında hiç görmediği insanlar yaşıyor, yanı başında ağır yazgılar vuku buluyor ve onun bunlardan haberi olmuyordu. Ölüm bitişikte bir kız çocuğunu pençesine almaya çalışırken, o hayvan gibi uyumuştu ve bu durumda nasıl olur da başkalarından güven bekleyebilirdi? S. 50

“Neredeyse bütün çocuk hastalıklarında bu böyle: Çocuklar bu hastalıkları yeniyor, yetişkinler ise ona yeniliyor.” S. 54

Sonra kırmızı ve siyah mürekkeplerle çeşitli kalemler çıkardı, birinci sayfaya kıvrımlı yazılarla ve arabesk süslemelerle Dante’nin sözlerini yazmaya başladı: “Incipit vita muova.” - “Yeni bir yaşam …