Kambur, Şule Gürbüz

Ä°lgili resim
Sormaktan nefret ederim - kim neyi bilebilir ki? Ne sorarsanız sorun, herkesin hemen kendini düşünmesi ve kendini anlatmaya başlaması bu yüzdendir. S. 10

Biraz bir şeyler biliyorum tabii; ama anlatmaktan korkar oldum. Neyi anlatsam, onu kaybediyorum. S. 11

Unutamamak değil, unutmaktır acı olan. S. 12

Biraz gülümser gibi yapıyorum - eee, olgunluk numaraları. Yoksa, içim kan ağlıyor. S. 13

Çirkin insanlardan iğrendiğim kadar güzellerden de iğrenirim. Hatta diyebilirim ki, estetik kaygısındaki her şey iğrendirir beni. S. 17

Yeni birine kahveyi şekersiz içtiğinizi ezberletene kadar kaç şekerli kahve içeceksinizdir, kim bilir. Kırmamak için pek bir şey söylemeyecek, katlanacaksınız. Bir gün, dayanamayıp, yine sade kahve isteyip, onu sevdiğinizi söylediğinizde, "Hadi, hadi" diyecek, "seni tanıdığımdan beri şekerli içiyorsun." Kinlenecek, sırf bu yüzden kinlenecek - kolay kolay da içinizden atamayacaksınız. s. 18

Birisinin ölümüne üzülmek bile, o kimse için bambaşka bir ölüm düşlediğiniz içindir. S. 19

Tek bir kelime söyleyip ya da biraz ilerleyip susabilirsiniz. Nasıl olsa gerçeğe ihanet etmeden bir şeyi anlatmanın olanağı yok. S. 19

Söylediğim bir şeyi savunuyorum mu demektir? Söylemek savunmanın bir biçimi mi? Oysa ben söylediğim her şeyi, yarı yarıya, hem savunmak hem de yerin dibine batırmak istiyorum. S. 20

Zaten bir portakalın doğusu batısı olduğuna inananlardan değilim - dolayısıyla dünyanın da...
Bana renk bile sormayın - bir beyazdan ya da sarıdan ne anladığınızı bilmeden size yanıt veremem. S. 21

"Neden sizin özleminiz ben değilim?" S. 26

Sanırım dünyada öğütlenebilecek tek şey ahmaklıktır. Çözümü olmadığı gibi, kalıcılığı da diğer parlak yanıdır. S. 28

İradem, tutsak olduğumu anlama özgürlüğümdür. S. 53

Bir günü daha bitirmenin sevincini, yarına başlıyor olmam yarıda bırakıyor. S. 55

Güven, güven, güven...
Güvendiğim tek şey, bir gün ölecek olmam. S. 64

İnanç, bilmediği halde şüphe etmemek; ötekiyse bilmediği halde şüphe etmektir. S. 72

Yaşama hoyratça davranmaya alışkınım; çünkü bozuk para gibidir. Edepsizce değil ama, yine de harcamak gerekir; yoksa, tedavülden kalkabilir. S. 76

Müziği sevmenin de tek yolu , ona inanmamak ve durmadan ihanet etmektir. S. 82

Durmadan ölüyorum yaşayabilmek için. S. 86

Deli, daha girerken güler - diğerleri hep sonradan, çok sonradan. S. 92


Bu blogdaki popüler yayınlar

Bütün Öyküleri, Virginia Woolf

Malafa, Hakan Günday

Bakir İntiharlar, Jeffrey Eugenides

Bir Gün Daha, Mitch Albom

Zargana, Hakan Günday

Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi, Mitch Albom

Deniz Feneri, Virginia Woolf

Yere Düşen Dualar, Sema Kaygusuz

Hippi, Paulo Coelho

Yaşamak, Yu Hua