Bir Gün, David Nicholls



Yarın ne olacaksa olsun, bugünü yaşadık.

Seyahat insanın ufkunu genişletir.

Benden herkes hoşlanır. Benim lanetim bu.

Konuşmaya ihtiyacım var; biriyle değil, seninle.

Bütün hayatınızı, aradığızın tam önünüzde olduğunu fark etmeden yaşabilirsiniz.

"Yani 22 yaşındayken saçma sapan bir şey yapınca, daha 22 yaşındayım diyebiliyorsun. Sadece 25 yaşındayım, sadece 28 yaşındayım. Ama "sadece 34 yaşındayım" olmuyor."

— Üniversitedeyken, sana hafiften tutulmuştum.
— Devam et, sonra noldu ?
— Seni tanıdım... Beni senden kurtardın...


"Senden nefret etmiyorum ama sen yanarken benim elimde bir bardak su olsa o suyu içerim."

"Aptalım. Çünkü canın ne zaman isterse o zaman geldin ve ben hiç birinde hayır diyemedim."

"En önemli şeyin bir tür değişiklik yapmak olduğunu sanıyorum" dedi genç kız. "Bilirsin bir şeyleri gerçekten değiştirmek."
"Nasıl yani, dünyayı değiştirmek gibi mi?" 
"Bütün dünyayı değil. Sadece kendi etrafını."
s. 13

Hayatı öyle bir biçimde yaşamak istiyordu ki, hayatının rastgele bir fotoğrafı çekilecek olsa, kusursuz bir fotoğraf olmalıydı bu.
s. 21

“İşin sırrı, cesur ve atılgan olup bir fark yaratmakta. Bütün dünyayı değil, sadece etrafını birazcık değiştireceksin. Çifte diploman, tutkun ve Smith Corona marka yeni elektrikli daktilonla dışarı çık ve herhangi bir şey için çok sıkı çalış... Mesela sanatla hayatları değiştir. Çok güzel şeyler yaz. Arkadaşlarına değer ver, ilkelerine sadık kal, tutkuyla ve dolu dolu yaşa. Yeni şeyler dene. Sev ve sevil, eğer mümkünse. Dengeli beslen. Bunun gibi şeyler.”
s. 25

Duygulara, zevke ve kendine adanmış bir hayatın cazibesinin bir gün tadı kaçacaktı muhtemelen.
s. 42

Dönüm noktasına ulaşmıştı. Bir durumun, hakkında şiir yazılarak iyileştirilebileceğine inanmıyordu artık.
s. 80

Tek kişilik yatakta yatmış 
Gelecekten konuşuyoruz, tahminlerde bulunuyoruz
O konuşurken ona bakıyorum "Yakışıklı," diye aptalca bir kelime 
Diye düşünüyorum ve 
"Bu o olabilir mi?" diyorum,
"O tarifi zor şey?"

Dışarıda karatavuklar ötüşüyor 
Ve güneş perdeleri ısıtıyor...

s. 80

"Beni asla sıkamazsın. Sen milyonda birsin, Em."
s. 96

"Sır olarak saklamak istediğin bir şey baştan hiç yapmaman gereken bir şeydir!"
s. 131

“Her zaman yarın vardır…”
s. 135

''Biz kendimiz değiliz, kendimiz miyiz? Ben, kesinlikle kendim değilim, artık değilim. Sen de değilsin. Kendin gibi görünmüyorsun. Seni hatırladığım gibi değilsin.''
s. 168

"Arkadaşlar giysi gibidirler. Üzerine oldukları sürece iyidirler, ama en sonunda ya yıpranırlar ya da sen büyürsün..."
s. 240

Arkadaşlıkları, sulayarak diriltmeye çalıştığı solmuş bir çiçek demetine dönüşmüştü. Neden ölmesine izin vermiyordu?
s. 242

"Belki ikimizde büyüdük ve birbirimizden vazgeçtik."
s. 263

"Beni çöpe atıyor gibisin."
s. 264

Bazen olağanüstü anların yaşandığının farkında olursun, bazen geçmişten yükselir. Belki insanlar da öyledir.
s. 269

"Bir zamanlar sevmiştin değil mi? Başlangıçta."
s. 288

Onu özlüyor ve geri istiyor. Çünkü onsuz hiçbir şey iyi ve doğru değil.
s. 294

"Her zaman sevdiklerini incitirsin."
s. 327

"... Seninle konuşmak istediğim o kadar çok şey vardı ki, ama sen yoktun."
s. 366

Çökmüş görünüyordu. Zayıf ve yorgundu; yüzü ona yakışmayan bir kirli sakalla gölgelenmişti ve bu ziyaretin beraberinde getirdiği felaket potansiyelini hatırladı. Ama Emma'yı görünce gülümsemeye başlamış, adımlarını hızlandırmıştı.
s. 405

"... Artık çok geç. Çok geç kaldık. Ben çok yorgunum."
s. 426

“Ben teselli değilim, Dex. Senin sığınacak limanın da değilim. Bundan çok daha değerli bir şey olduğumu düşünüyorum.”
s. 427

Kasımda, nikâh dairesinde küçük, mütevazı bir düğünü takiben, yakın arkadaşların ve ailelerin katılacağı hoş bir restoranda verilecek sade bir törenle evleneceklerdi.
s. 451

Bugünlerde keder, donmuş bir nehirde yürümeye benziyor; kendini çoğunlukla güvende hissediyor, ama her zaman batma tehlikesi var. Şimdi altında buzun çatırdadığını hissediyor ve bu duygu o kadar yoğun ve endişe verici ki, bir an için duruyor, ellerini yüzüne bastırıyor, nefesini tutuyor.
s. 510

Gelecek, önünde her biri bir öncekinden bilinmez ve korkutucu boş günlerin başarısı olarak yükseliyordu. Bugünleri nasıl doldurabilirdi?
s. 532

 Em ve Dex; Dex ve Em.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Virginia Woolf, Bütün Öyküleri

Malafa, Hakan Günday

Zargana, Hakan Günday

Bakir İntiharlar, Jeffrey Eugenides

Bir Gün Daha, Mitch Albom

Virginia Woolf, Deniz Feneri

Hippi, Paulo Coelho

Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi, Mitch Albom

Yere Düşen Dualar, Sema Kaygusuz

Körlük, José Saramago